Hakkımda

İzzet Asael Ben ve kendim… İnsannın kendini tanımlaması hopadanak anlatması kolay olmasa gerek. Kendime ya da azerilerin dediği gibi özüme  ait ne varsa yazılarımda olacak parça parça.

Ben yine de sizin hatırınızı kırmayayım ufak bir girizgah ile kendimi ve yapmak istediklerimi  kısaca anlatayım.

 1979’da  İstanbul’da doğdum.  Uludağ üniversitesinde iktisat okurken dağcılık ve sayesinde yollar, şehirlerarası otobüsler, gecenin köründe çay molaları, otostop deneyimleri ve doğanın muhteşimliği ile tanışmam aynı zamanlara, 90ların  sonuna denk gelir. İktisat dedimde, zannetmeyin iktisatçı oldum bankada ofisimde çayımı içerken yazıyorum bu yazıları. Üniversite son senemde staj yapıp ofis hayatı ile tanışmasam olabilirdi ama neyseki ofis hayatından, kravattan,bilimum toplantılardan  o günlerde nefret etmeye başladım bu staj sayesinde. Ağaç yaşken eğilmiş aşçı olmuş.

 Olmuşta ne olmuş peki. İş bulmak kolay olunca köşe bucak gezmeye başlamış. Evet şaka bir yana dünya üzerinde iş bulma imkanı yüksek bir meslek seçmenin şansı vardı aslında. Son 10 senemi yurt dışında farklı yerlerde yaşayarak ve çalışarak gecirdim. Bu sayede birçok yemek ve onların kültürünü tanıdım. Am gezdikçe öğrendikçe sorular artıyor. Mesela ülkelerin ya da bölgelerin tarihinin, coğrafyasının yeme alışkanlıklarına etkileri neler ya da tam tersi; yıllar boyu aktarılan tarifleri kim nasıl bulmuş, ne şekilde değişikliklere uğramış. Bu tip sorular beni daha çok gezmeye ve keşfetmeye itti. Hala da bu itişin hızıyla elimden geldiği kadar keşfetmeye, şahit olmaya, hikayenin köküne inmeye çalışıyorum.

Bu mecrada yaşadıklarımı paylaşarak belki birilerini hiç duymadığı yerlerden, tatlardan haberdar edebilir, farklılıklardan çekindiğimiz, bilmediğimize karşı duyduğumuz önyargılardan oluşan dünyada aramızdaki ortak noktaları gösterebilir ve farlılıklarımızla yaşamın daha güzel olabileceğini anlatmaya çalışabilirim diye düşündüm.

 Tüm bunları anlatırken özellikle tarih ve okumalar sonucu edindiğim bilgilerde tarafsız olarak yazmaya çalışacağım. Doğaya karşı işlenen suçlar hariç tabi.

  Tabi ki yerel veya çok bilinen yemeklerin tariflerinden de bahsedeceğim ama benden kesin ölçülerle bezenmiş tarifler beklemezsiniz umarım. Malzeme miktarını üç aşağı beş yukarı verip olması gereken kıvam veya renk üzerinden yürüyeceğim. Sonuçta yemek yapmakta yemek yemek kadar zevk işidir. Tartılarla çay kaşıklarıyla fazla zaman harcamadan parmağınızı kekin içine sokup olduğunu kontrol etmek emin olun daha zevkli olacak.

Daha yazacak çok şey varmış ama yeter yahu.

 

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>